Reaktif Hipoglisemi Durumunda Beslenme


    Halk arasında “şeker düşüklüğü” olarak bilinen reaktif hipoglisemi, bulaşıcı olmayan hastalıkların salgını olarak görülen Şeker Hastalığı’nın habercisi niteliğindedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon, dünyada 150 milyon şeker hastası bulunduğu, böyle giderse 2025 yılında bu rakamların 2’ye katlayacağı tahmin edilmektedir. Reaktif hipoglisemi saptanan bireyler, 5 yıl içerisinde dikkat etmezlerse bu durum şeker hastalığına dönüşebiliyor. İşin iyi tarafı; müdahale etme şansının olması.

    Ancak şu gerçeği göz ardı etmemek gerekmektedir. Kontrol altında tutulan reaktif hipoglisemi, ortalama yaşam süresini uzatmakta ve yaşam kalitesini artırmaktadır. Çünkü bu kişilerin dikkat edeceği 4 temel konu vardır: Eğitim, diyet tedavisi, egzersiz ve ilaç tedavisi. Kişi bu konuda gerekli bilgi donanımına sahipse, dengeli besleniyor ve düzenli fiziksel aktivite yapıyorsa; zaten endişe edecek bir durum söz konusu değildir. Doktor tarafından önerilen bir ilaç varsa, zamanına dikkat edilmesi yeterli gelecektir. Yurt dışında yayınlanan bir deklarasyonda; diyabette ihmalin bedeli, eğitimin maliyetinden ağırdır şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Peki, beslenme konusunda hangi ilkelere dikkat etmek gerekmektedir:

    • İdeal vücut ağırlığına ulaşılmalı ve o kiloda kalınmalıdır.

    • Sık sık ve azar azar (3 ana, 3 ara öğün olarak) beslenilmeli, asla öğün atlanmamalıdır. Bu durumda reaktif hipoglisemisi olan bireylerin oruç tutmaları önerilmemektedir.

    • Günde 8 saatten fazla uyunmamalı, uyandıktan sonraki ilk 30 – 45 dakika içerisinde kahvaltı yapılmalıdır.

    • Öğün araları 2,5 - 3 saat kadar olmalıdır. Hep benzer saatlerde beslenmeye özen gösterilmelidir.

    • Şeker ve şeker içeren (reçel, çikolata, pasta, meşrubat, tatlı gibi) tüm besinlerden kaçınılmalıdır.

    • Kompleks karbonhidrat içeren besinlere (örnek: Kurubaklagiller, kepekli tahıllar) öncelik verilmelidir.

    • Tek başına meyve veya taze sıkılmış meyve suyu tüketilmemeli, yanında mutlaka protein içeren bir besin (peynir + kepek ekmeği, süt, yoğurt) bulunmalıdır.

    • Süt, yoğurt ve peynirin yarım yağlı, hatta yağsız (light) olanları tercih edilmelidir.

    • Kırmızı et yerine, beyaz ete (balık, hindi, tavuk) öncelik verilmelidir. Ancak beyaz et de olsa aşırıya kaçılmamalıdır.

    • Etlerin görünen yağları, tavuk ve hindinin derisi ayrılmalıdır.

    • Et içeren yemeklere ilave olarak yağ eklenmemelidir.

    • Sebze yemekleri az su ile pişirilmeli, yemeklerin yağlı suları tüketilmemelidir.

    • Kızartma, kavurma işlemleri yerine; haşlama, ızgara, buğulama ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.

    • Yumurta farklı günlerde olmak koşulu ile haftada en çok 2 adet tüketilebilir. Kıymalı, pastırmalı, sucuklu veya tereyağlı olarak pişirmek yerine; haşlama, menemen, omlet veya çılbır (yağsız) şeklinde hazırlamak çok daha sağlıklı olacaktır.

    • Doymuş (yani kötü) yağ içeren margarin ve tereyağından uzak durulmalı, doymamış yağ içeren bitkisel sıvıyağlar tercih edilmelidir.

    • Zeytinyağı ve diğer bitkisel sıvı yağlar kombine bir şekilde kullanılmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki, katı da olsa sıvı da olsa 1 gram yağ 9 kkal enerji içermektedir.

    • Sofraya tuzluk getirilmemeli, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklenmemelidir.

    • Alkol alınmamalı, gerekirse sosyal bir şekilde - yemekle birlikte - tüketilmelidir.

    • Diyete ilave olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu bir şekilde yürümeyi önermektedir. Ne çok aç karına ne de yemek sonrası egzersiz yapılmamalıdır. Öğünlerden 1-1,5 saat sonrası uygun olabilir.

    • Lifli (posalı) besinler, midenin boşalma hızını ve ince bağırsaklardan glikoz emilimini yavaşlatarak kan şekerini dengelemektedir. Aynı zamanda kan kolesterolü ve kan basıncını da arzu edilen seviyelerde tutmaya yardımcı olmaktadır. Midede, su ile birlikte şişerek tokluk hissi vermektedir. Bu nedenle lifli besinlerin tüketimi arttırılmalıdır.

Lifli besinler:
    o Kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi, kuru barbunya)
    o Kepekli tahıllar (esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç / makarna / erişte / un)
    o Sebze ve meyveler (kabukları ile yenilebilenler mümkünse soyulmadan)

    Beslenme alışkanlıkları kalp - damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, kanser gibi pek çok hastalıkta önemli rol oynamaktadır. Yüksek oranda sebze ve meyve tüketimi birçok kronik hastalıktan korunmada etkili olmaktadır. Sebze ve meyve tüketimi ile kalp - damar hastalıkları, bazı kanser türleri, inme, diyabet, Alzheimer hastalığı, katarakt ve yaşla ilintili fonksiyonel kayıp riskinin azalması arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Bu etkilerin sebze ve meyvelerin içerdiği diyet posası, folat, potasyum ve Beta - karoten, C vitamini, E vitamini gibi antioksidan etkinlik gösteren biyoaktif fitokimyasal bileşenlerden kaynaklandığı vurgulanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü günde mutlaka 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimini önermektedir. Bu nedenle her ana öğünde sebze veya meyve yenilmesine önem verilmelidir.

Reaktif Hipoglisemi’ye Uyumlu Örnek Tıbbi Beslenme Tedavisi

Kahvaltı

Şekersiz, sütlü nescafe (tatlandırıcılı olabilir)
Light peynir
Zeytin
Esmer ekmek
Söğüş salata

Kuşluk

Kepekli bisküvi / kepekli galeta veya kepekli grissini
Elma

Öğle

Izgara, haşlama veya fırında tavuk (derisiz)
Yoğurtlu semizotu salatası
Esmer ekmek

İkindi

Açık, şekersiz çay (tatlandırıcılı olabilir)
Light peynir
Esmer ekmek / kepekli galeta veya kepekli grissini

Akşam

Etli nohut
Bulgur pilavı
Cacık

Gece

Light yoğurt veya light süt
Kivi veya çilek


Tüm Makaleler

Diğer Makaleleri

  • 0 - 1 Yaş Grubu Bebeklerin Beslenmesi
  • 1 Haftada 5 Kilo “Nasıl” Verilir?
  • Adet Döneminde Beslenme
  • Andropoz Döneminde Beslenme
  • Anne Sütü ve Emzirme
  • Anoreksiya Nervoza
  • Antioksidanlar ve Sağlık
  • Bel Ağrısı – Bel Fıtığı
  • Besleyici ve Ucuz Besin Seçimi
  • Besinleri Satın Alma, Saklama, Hazırlama ve Pişirme İlkeleri
  • Beslenmede Doğru Bilinen Yanlışlar
  • Beslenmede Şeker ve Yağların Yeri
  • Beslenmede Yağların Önemi
  • Bitkisel Zayıflama Hapları
  • Cinsellik ve Beslenme
  • Çaylar
  • Çocuk Gelişiminde Vitaminin Rolü
  • Diyabette Beslenme
  • Diyet Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir
  • Diyetisyenlere Sıkça Sorulan Sorular
  • Doğru Tartım Ne Şekilde Yapılmalıdır?
  • Yazın En Tatlı Kaçamağı: Dondurma
  • Güvenli Besin ve Alışveriş Kültürü
  • Döner
  • Emzirme Döneminde Beslenme
  • Ergenlik Çağında Beslenme
  • Etler
  • Gebelik Döneminde Beslenme
  • Gıda Katkı Maddeleri
  • Glisemik İndeks
  • Hatalı Diyetlerin Diyetini Ödemeyin
  • İdeal Kilo Kaybı Ne Kadar Olmalıdır?
  • İlginç Bilgiler
  • İshal Durumunda Dikkat Edilecek Hususlar
  • Kabızlık
  • Kalp Hastalıklarından Korunmada Beslenme Önerileri
  • Kanser
  • Kanser
  • Kilo Almak İçin Öneriler
  • Kaybedilen Ağırlığın Korunması
  • Kış Aylarında Beslenme
  • Kolalı İçecekler
  • Kurban Bayramında Sağlıklı Beslenme
  • Light Ürünler
  • Kim Demiş Makarna Şişmanlatır Diye?
  • Menopoz = İkinci Bahar
  • Meyze Suları
  • Osteoporoz
  • Posa (Lif)
  • Beslenme Konusunda Bazı Püf Noktaları
  • Ramazanda Beslenme
  • Ramazan Bayramı Sonrası Beslenme
  • Ramazan Sonrası Kilo Almamak
  • Sigarayı Bırakanlara Beslenme Önerileri
  • Sonbaharda Beslenme
  • Suplemanlar
  • Su ve Önemi
  • Sütler
  • Şeker Hakkındaki Gerçekler
  • Şeker Hastalığında Beslenme
  • Şeker mi - Yapay Tatlandırıcılar mı?
  • Sık Yapılan 30 Diyet Hatası
  • Şifa Bulayım Derken Sağlığınızdan Olmayın
  • Şişmanlık ve Selülit
  • Şok Diyetler Öldürebilir!
  • Tatil Sonrası Beslenme
  • Tehlikeli Diyetler
  • Un, Unlu Mamüller ve Makarna
  • Vejeteryan Çocukların Beslenmesi
  • Vücut Yağ Oranı ve Önemi
  • Yaşlılıkta Beslenme
  • Yaz Aylarında Beslenme
  • Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi
  • Yeterli ve Dengeli Beslenme
  • Yılbaşında Besleneme
  • Yogunluğu Önleyen Besinler
  • Yumurta
  • Zayıflama İlaçları
  • Zayıflamada Davranış Değişikliği Tedavisi
  • Zayıflatan 40 Altın Öneri
  • Pişirme Kapları
  • Beslenme Şişmanlık ve Psikoloji
  • Reaktif Hipoglisemi Durumunda Beslenme
  • Renkler ve Beslenme
  • Sarımsak
  • Sebze ve Meyveler
  • Sebze ve Meyveler ve Kurutma İşlemleri
  • Sıcak İçeçekler
  • Su Ürünleri
  • Tatilde Beslenme
  • Turp
  • Vardiyali Çalışanlar İçin Beslenme Önerileri
  • Vejeteryan Beslenme
  • Vitaminlere Genel Bir Bakış
  • Yapay Tatlandırıcılar
  • Yemek Yerken Doğru Bildiğimiz Yanlışlar
  • Yılbaşı Sonrası Beslenme
  • Zarafetle Yaşlanmak
  • Zayıflama Egzersiz ve Kebapçı
  • Alkolsüz İçecekler
  • Güvenli Besin seçimi ve Ambalajlama
  • Bazal Metabolizma
  • Çocuk Gelişimde Vitaminin Rolü
  • Diyet Kişiye Özeldir
  • Güvenli Besin ve Alışveriş Kültürü
  • Düğün Öncesi Hatalı Diyetin Diyetini Ödemeyin
  • Fiziksel Aktivitenin Önemi
  • Bilimsel Olmayan Diyetler
  • Hiatal Hernia (Fıtık) ve Beslenme
  • Doğum Sonrası Alınan Kilolardan Kurtulmak
  • Gençlerin Beslenme Alışkanlıkları
  • Gestasyonel Diyabet Durumunda Beslenme
  • Günümüzde Şişmanlık
  • Kendinizi Heykeltraşlara Emanet Etmeyin
  • İştah Kontrolü
  • Karides
  • Kış Aylarında Beslenme ve Alternatif İçecekler
  • Kurban Bayramında Sağlıklı Beslenme
  • Light Ürünler
  • Maden Suları
  • Makarna ve Zeytinyağı
  • Hızlı ve Fazla Yemenin Mide Üzerine Etkileri
  • Şişmanlık Çığ Gibi Büyüyor
  • Ofiste Çalışırken Alternatif İçecekler
  • Okul Çağındaki Gençlerde Beslenme
  • Okul Sonrası İdeal Beslenme
  • Diyetisyenlere Sıkça Sorulan Sorular
  • Okul Öncesi Çocukları Enerji ve Besin Ögesi İhtiyacının Karşılanması